An itibariyle şoktayım, her dakika yeni bir yaşa girmeye alışmış bünyem gerçeği kabullenemiyor: 1 aydan daha kısa bir süre sonra ay hesabıyla 21.5, yıl hesabıyla 22 yaşına giriyorum. "İyi de bu kadar hızlı büyümek için daha küçük değil miyim?" diye kendime sorduğum soruyu yine kendim cevapladım:"Soru zaten saçma ama değilim."
Gerçekten büyüdüğüme dair kanıtlar;
1-) Ortaokul anılarımı "daha dün gibi" hatırlıyorum.
2-) Britney Spears'ı "Baby One More Time" söylediği zamanlardaki haliyle hatırlıyorum.
3-) Yalan Rüzgarı ve Vahşi Güzel 'in aynı kategoride olduğunu kabul ediyorum (heyecanla beklediğim son tv dizisi olmuştur.).
4-) 5 yaş büyükler abi/abla değil, 10 yaş büyükler de lise/üniversitede okumuyorlar. Hatta evli-mutlu-çocuklu mottosunun takipçisi çoğu.
5-) Arkadaşlarımla annelerimizin topuklu ayakkabılarını giyme/makyaj malzemelerini deneme planlarından, Lal'imin gelinlik deneme hayallerine geçtik (İki Ceren de mavi ekran verince vazgeçti sanırım. Geçtin di mi Lal'im?).
6-) "Tatlı çocuk" değil "hoş çocuk". "Ayy ne yakışıklı" değil "karaktere bakar mısın (karaktere?!)"
7-) "Örtmeniiim Cem yine kalemimi vermiyooo", "Hocam kravatı biraz gevşetsek?" yok artık; "Hocam, önceki slayta bir daha dönebilir miyiz?" var.
Aslında liste uzun... upuzun.... ama
***-) En kötüsü de, dikkat edin en kötüsü de bu yıl doğanlar bizim yaşımıza geldiklerinde dönemim gençliğine teyze diyecek.
Oooof of, geçiyor çıtırlık (bknz. hiç olabildik mi ki? sevgili okulum izin verdi mi kii?) geliyor çoturluk.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder