"Yeniliğe ihtiyacım var" dedim, çatal bıçağımla ilgilenerek, kafamı kaldırdığımda yüzündeki endişeli ifadeyi okudum, biraz da kırgın. Kırgınlığı "Yıldız" şiirimden kaynaklanıyor, ayrılık temalı şiirlerimden, geleceği flulaştıran cümlelerimden, "beni sakın garanti olarak görme, bugün var olmam yarın da olmam anlamına gelmiyor." konulu söylemlerimden sonraki yüz ifadesinin aynısını taşıyor ama bir yandan da merak var: "Hmm, nasıl birşeye?"
Aslında biliyor, uzun zamandır hep aynı tanımı yapıyorum "İlk kez deneyeceğim, tekrarladıkça daha çok keyif alacağım, kendimi iyi hissedeceğim birşey.". Kendimle tekrara düşmemek için başka bir yanıt veriyorum: "Kendimi işe yarar hissettirecek, başarı getirecek, düzenli bir aktivite".İyice ciddileşiyor, bana yardımcı olmaya çalışıyor, belli ama hayatında gördüğü hem en tanıdık hem değişik insana ne önerebileceği konusunda kararsız. Bir yandan da mutsuz olmamı istemiyor, O beni mutsuz görmeye dayanamayan ailemden sonra 2-3 insandan biri, "seni değiştirmeyi düşünmüyorum" diye gülmeye başlıyorum, neşemi görünce ifadesi yumuşuyor, hala kırgın ama kesinlikle daha rahat. Tahmin ettiğim gibi rahatladıkça geliyor öneriler:"Neden yapacaklarını not almıyorsun, hem boş vakitlerin verimli harcanır hem hayatın düzene girer, e bu da başarıyı geitirir. Kariyerinle ilgili de uzmanlara danışırsın, ki bence executive lik sana çok yakışacaktır." Tam istediğimi karşılıyor gibi durmuyor ama yine de denemekten zarar gelmez diye düşünüyorum. Sevgilim patron olmayı bana çok yakıştırıyor, yakın zamanda yazdığı rapor zamanında executive 'in niteliklerini ben de görmüş (mikroskopik deneylerle*). Ne yapmak istediğim konusunda ne zaman birşeyler söylesem,hep aynı cevabı alıyorum: "Executive olmalısın, eğitimin de buna çok müsait." Emba/mba ye kabul edilip, hayalimdeki şirketlerden biri de isterse neden olmasın? Evet, uzun bir süreç. Tabi ben Krema Kafe'den vazgeçersem. Gerçi Krema benim emeklilğimden sonraki hayalim, yani engel değil :)
(Krema Kafe benim hayalim, Taksim Meydanı'na en yakın yerde açmak istediğim, üç katlı mekanımın adı. İlk katı, giriş katı olacak ve kahverengi tonları hakim olacak, kışın sıcacık kahve ve türevleri kokacak, yazınsa çikolatalı-çilekli pasta kokuları her yanı saracak. İkinci katı conseptli iki küçük film izleme salonu bulunduracak (Bu fikir Deniz'e aittir, kendisi harika bir girişim ruhuna sahiptir, hayalimi şekillendirdi:)), bir de kutlama odası. Burası pembe olacak, açıklı koyulu bebek pembeleri, kesinlikle cırtlak tonlar olmayacak. Kutlamalar, teklifler hep bu katta olacak, mesela evlilik teklifi mi yapılacak, film odalarının birinde ister çiftlerin kendi videosu olacak, ister seçtikleri bir film, oda da ona göre hazırlanacak, dekor aslında kızımıza/oğlumuza bir tahminde bulunduracak. Son kat ise, business katı olacak, önemli toplantılara evsahipliği yapacak, manzarası ve ikramlarıyla şirketlerin yabancı misafirlerini kafem de ağırlamak için tereddütleri olmayacak.
Bunların hepsini 40 lı yaşlarımda yapmak istiyorum, nasolsa minyon tipliyim o zaman da 30-35 arası göstereceğimden ve hissedeceğimden, genç ve enerjik bir kafe sahibesi olacağımdan eminim :))
Bu konuşmadan sonra not almalar başladı, not aldıkça farkettiğim şeyler inanılmazdı. Not aldıkça, bir önceki zamanın notlarını okudum, hızımı alamadım, günlüklerimi yazılarımı okudum, çizdiklerimi ele aldım... Sonra..Sonra mı? Şapkalarınızı, şemsiyelerinizi koruyun sevgili okur, çünkü değişim rüzgarım başladı!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder